Anevrizma riski 50 yaş üstü kadınlarda iki katına çıkıyor

Anevrizma riski 50 yaş üstü kadınlarda iki katına çıkıyor

Ülkemizde her 100 kişiden birinde beyin anevrizması görülüyor. Bunun en tehlikeli komplikasyonu ise beyin kanamasına yol açıyor olması. Beyin anevrizmasının, kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda görüldüğü araştırmalar tarafından kanıtlansa bile 50 yaş üzeri kadınlarda bu oran iki katına çıkıyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yaşar Bayri, beyin anevrizması hakkında bilgiler verdi.

11 Kasım 2022 - 08:53

Beyin anevrizmasının, beyni besleyen ana atardamarlarının zayıf bölgesinin balon şeklinde genişlemesi olarak tanımlandığı bilgisini veren Doç. Dr. Yaşar Bayri, beyin anevrizmalarının en tehlikeli komplikasyonunun ise beyin kanamasına yol açabilmesi olduğunu söyledi. Anevrizması olan kişilerin anevrizmasının büyüklüğüne göre değişen oranlarda kanama riskinin bulunduğunu ve  baloncuğun patlaması sonucu beyinde kanama gelişebildiğini aktaran Doç. Dr. Bayri, kanamamış olan anevrizmaların büyük çoğunluğunun belirti vermeden ve genellikle başka bir amaç için yapılan beyin görüntülemelerinde tesadüfen saptandığını açıkladı. Doç. Dr. Bayri, kanamış olan anevrizmaların en tipik belirtisinin ise aniden başlayan şiddetli baş ağrısı ve genel durumda kötüleşme olduğunu söyleyerek, hastaların bu durumu “hayatımın en şiddetli baş ağrısı” şeklinde tarif ettikleri bilgisini paylaştı. Baş ağrısına bazen kısa süreli bilinç kaybı, bulantı ve kusmanın da eşlik ettiğini belirten Bayri, “Nadiren de olsa epileptik nöbet görülebiliyor. Bu tabloda hastanın en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurması hayat kurtarıcı olabiliyor” dedi.

Bayri, açıklamaları esnasında bazen anevrizma patlamadan önce sızıntı şeklinde kanamalar da olabileceğine dikkat çekti. Bayri, konu hakkında şu ifadeleri kullandı:

“Yapılan çalışmalarda; hastaların yüzde 15-50’sinde patlamadan 6-20 gün önce gelişen hafif kanamalar nedeniyle ani ve şiddetli baş ağrısı görüldüğü bildirilmiş. Beyin kanaması geçiren hastaların yüzde 10-15’inde ani ölümler oluşabileceği için bu durumda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmak büyük önem taşıyor. Günümüzde anjiografik tomografi, MR anjiografi ve klasik anjiografi yöntemleriyle beyin anevrizmasına tanı rahatlıkla konulabiliyor.” 

Beyin anevrizmalarının neden oluştuğunun henüz tam olarak aydınlatılmadığını, fakat bazı etkenlerin riski artırdığının bilindiğini ifade eden Bayri, Anevrizmanın tüm dünyada erkek ve kadınlarda eşit dağılım gösterse de, 50 yaş üstünde bu oranın kadınlarda iki kat fazla görülecek şekilde değiştiğini söyledi.

Doç. Dr. Bayri, anevrizmanın, çoğunlukla damarların ikiye ayrıldığı ve kan akımının fazlaca zorladığı damarlarda, kan damarı duvarlarının incelmesinden kaynaklandığını vurgulayarak, “Kan bu incelmiş olan damarlarda akışını sürdürürken, kan basıncındaki artış damardaki küçük bir bölgenin tıpkı bir balon gibi dışarı doğru şişmesine yol açıyor. Eğer damar gereğinden fazla zayıflamışsa veya içerisindeki basınç ani artmışsa patlıyor ve bunun sonucunda ‘beyin kanaması’ oluşuyor. Kanamanın gerçekleşmesi halinde anevrizmanın ilk 3 gün içinde tedavi edilmesi büyük önem taşıyor. Zira bir kez patlamış ve beyin kanamasına yol açmış olan anevrizmanın ikinci kez kanama riski çok yüksek oluyor” diye konuştu.

Beyin anevrizmalarının tedavisinde hedefin, baloncuğun patlaması sonucu gelişebilecek olan beyin kanaması riskini ortadan kaldırmak olduğunu, bunun için iki tedavi yöntemine başvurulduğunu dile getiren Bayri, iki tip tedavi yöntemi hakkında şunları söyledi:

“Balonun açık cerrahi ile klipslenmesi veya endovasküler girişimler, bir başka deyişle damar içi uygulamalar ile kapatılması. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yaşar Bayri, “İşlemin hangi yöntemle yapılacağına karar verilmesinde; anevrizmanın boyutu, yerleşim yeri, hastanın yaşı ve genel sağlık sorunlarının varlığı gibi birçok faktör etkili oluyor” diyor. Açık yöntemle yapılan anevrizma ameliyatlarında, mikroskop altında mikrocerrahi yöntemler kullanılarak, genişlemiş olan baloncuğun boynuna uygun olan ve klips denilen kıskaçlarla anevrizmanın kapatıldığını belirterek, “Sorunlu bölgenin dolaşım dışına bırakılması sayesinde kanın anevrizmayla ilişkisi kesiliyor. Kan genişlemiş olan damarın içine giremediği için kanama riski önlenmiş oluyor” diyor. Endovasküler yöntemde de genellikle kasıktan yerleştirilen kateter aracılığıyla anevrizma kesesi coil adı verilen tel benzeri madde ile doldurularak kapatılıyor. Doç. Dr. Yaşar Bayri, anevrizmaların çok büyük olduğu ya da kapatma işleminin her iki yöntemle de yapılamadığı tablolarda by-pass cerrahisi yöntemine başvurulduğunu söyleyerek, “Kanamamış anevrizmalarda ise anevrizmanın boyutuna, şekline ve kanama riskini arttıracak faktörlerin varlığına göre nasıl takip edileceğine karar veriliyor.”

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Bornova’da temizlik seferberliği devam ediyor
Bornova’da temizlik seferberliği devam ediyor
Kişili: ‘’Yalanlama kendi belediye başkanından geliyor’’
Kişili: ‘’Yalanlama kendi belediye başkanından geliyor’’