Kadınlar meme kanserinde başlıca risk faktörü

Kadınlar meme kanserinde başlıca risk faktörü

Uzmanlar, meme kanserinin yüzde 10’unun genetik, yüzde 15’inin ise ailesel meme kanseri diye sınıflandırılan tipler olduğunu açıkladı. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Eser, “Genetik meme kanserinde ailede meme kanserine neden olan gen bozuklukları vardır. Bu genleri taşıyan kişilerde ömür boyu meme kanseri gelişme oranları oldukça yüksektir” dedi.

14 Ekim 2019 - 16:17

Meme kanseri hastalarının yüzde 75’inde, ailesinde meme kanseri daha önce saptanmadığı bilgisini paylaşan Eser, kadınların meme kanserinde başlı başına bir risk faktörü olduğunu belirtti.  Meme hücreleri üzerinde kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteron hormonlarının yaptığı etkinin, meme kanserini tetikleyen faktörlerin başında geldiği bildiren Eser, “İlk âdetini erken yaşta gören, geç menopoza giren, doğum yapmayan ve emzirmeyen kadınlarda meme hücreleri her ay düzenli olarak ve aralıksız hormonların etkisinde kalmaktadır. Bu durum meme kanserine yatkınlığı olan kadının erkenden meme kanserine yakalanmasında etkili olabilir” dedi.

AKDENİZ DİYETİ MEME KANSERİNDEN KORUYOR

Meme kanserine yol açabilen başka faktörlerinde olduğuna dikkat çeken Eser,  bunların beslenme ve yaşam stiliyle ilgili faktörler olduğunu belirtti.  Zeytinyağlı, posalı, daha çok bitkisel ağırlıklı Akdeniz diyeti ile beslenmenin meme kanserinden korunma bakımından olumlu olduğunu, et ve yağdan zengin Batı tipi beslenmenin de olumsuz etkileri olduğunun bilindiğini vurgulayan eser cümlelerine şu şekilde devam etti:

“Düzenli günlük tüketilen alkol, sigara ve kırmızı et meme kanseri gelişimine neden olabilecek faktörler arasındadır. Tüm kanser olgularında olduğu gibi radyasyonun meme kanseri gelişimine neden olduğu bir gerçek. Günümüzde çok sık radyasyona maruz kalmaktayız. Kullandığımız cep telefonu ve diğer yüksek teknoloji ürünlerinin hayatımızı ne kadar olumsuz etkilediği biraz da zamanla anlaşılabilecektir. Çünkü radyasyonun kanser yapıcı etkisi vücutta birikmekte ve onlarca yıl sonra kanseri tetikleyebilmektedir. Özellikle menopoz sonrası kilo almak meme kanseri riskini artırmaktadır. Düzenli olarak spor yapmak, mesela her gün tempolu yarım saat yürümek meme kanseri riskini azaltmaktadır. Günlük kullanılan deodorantların mümkünse tenimize temas etmesinden, özellikle koltukaltlarına uygulanan roll-onları uzun süre kullanmaktan kaçınmak gerekir.”

MEME KANSERİ FARKLI ŞEKİLLERDE ORTAYA ÇIKABİLİYOR

Meme kanserinin, meme ucundan sıkmadan kendiliğinden gelen bir akıntı, meme başı çekintisi, meme cildinde çekinti, portakal kabuğu gibi görünüme neden olan ödem, koltukaltında ele gelen bir lenf bezesi şeklinde ortaya çıkabileceğini ifade eden Eser, meme kanserinin en sık saptanan bulgusunun el ile veya radyolojik tetkiklerle tespit edilen meme kitlesi olduğunu bildirdi. Eser, “Tanı ya el ile muayenede tespit edilen kitlelerden veya rutin mamografi veya ultrasonografi kontrollerinde tespit edilen şüpheli lezyonlardan yapılan iğne biyopsileri ile konur” diyerek, tedavisinin ise aslında ameliyat ile olduğuna vurgu yaptı.

 

 

Bu haber 190 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Bakan'dan Selçuk'un yanıtına tepki
Bakan'dan Selçuk'un yanıtına tepki
" Bu bütçe Balçova'nın hiçbir sorununu çözemez"