Kadınlara oranla erkeklerde daha az akne problemi yaşanıyor

Kadınlara oranla erkeklerde daha az akne problemi yaşanıyor

Birçok insan strese, beslenme kültürüne veya hormanal sebeplere bağlı olarak akne problemiyle karşı karşıya kalıyor. Yalnızca ergenlik döneminde değil yetişkinler de bu sorunla karşılaşabiliyor. Yapılan araştırmalar ise kadınlara oranla erkeklerde akne oluşumunun daha az olduğunu gösteriyor. Memorial Hizmet Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Selma Salman, sivilcenin sebepleri ve tedavi yöntemleri hakkında konuştu.

12 Ocak 2023 - 11:20

Sivilcelerin cilt yüzeyinde kalıcı izlere neden olarak hastalar için önemli bir sosyal sıkıntı oluşturduğuna dikkat çeken Dr. Selma Salman, “Sivilceler cildin yağ bezlerinin normalden fazla yağ (sebum) üretmesi, ölü hücrelerin atılamaması ile gözeneklerin tıkanması, p. acnes adı verilen bakterilerin çoğalması ve sonuçta oluşan yangısal olaylar nedeniyle görülmektedir. Sivilceler hakkında bilinçli olmak korunmada önemli bir yere sahiptir” dedi. Sivilceler ilgili bilinmesi gerekenlere değinen Dr. Salman, öncelikle sivilcelerin sadece ergenlik döneminde oluşmadığı bilgisini paylaştı. Sivilcelerin %80-90’ının genellikle ergenlik döneminde çıktığını, bunun  sebebinin ergenlik dönemde hormonların etkisi ile artan yağ salınımı olduğunu belirten Dr. Salman, “Ancak erişkin sivilcesi dediğimiz ve 25 yaşından sonra da başlayan akne tipi de bulunmaktadır. Bu dönemde çıkan sivilceler kişilerde  hormonal bozukluklar olabilir. Ayrıca sivilcelerin oluşmasında ailesel yatkınlığın da etkisi bulunmaktadır” diye konuştu.

Dr. Salman, sivilcelerin vücudun her bölgesinde çıkabileceğine vurgu yaparak, ifadelerine şu şekilde devam etti:

“Sivilceler genellikle yüzün özellikle alın, çene ve yanak bölgesinde çıkmaktadır. Özellikle çene bölgesine yoğunlaşan sivilcelerin hormonal olma ihtimali yüksektir. Bu hastalarda özellikle adet düzensizliği, tüylenmede artma varsa mutlaka hormon tetkiklerine bakılmalıdır. Bunun dışında alın, yanak, omuz sırt üst kısımlar ve göğüs gibi yağ bezlerinin yoğun olduğu bölgelerde de sivilce ortaya çıkmaktadır. Yüzde görülen aknelerin tedavisi sivilcenin şiddetine göre belirlenir. Hafif şiddetli ve siyah noktaların ön planda olduğu sivilce probleminde topikal retinoidler, benzoil peroksit, azeleik asit, salisilik asit gibi etken maddeleri içeren sürme tedaviler kullanılır. Orta şiddetli, iltihaplı sivilcelerden zengin akne probleminde sürme tedavilerin yanında ağızdan antibiyotik kullanımı da önerilir. Şiddetli, iz bırakan, derin-kist yapan ve diğer tedavilere cevap vermeyen sivilce probleminde ise ağızdan alınan A vitamini türevi bir ilaç tedavisi önerilir. Hormonal tedavi de altta yatan hormonal durum varlığında ya da hiperandrojenizm bulguları olan tüylenme artışı gibi ek bulgular varlığında kullanılmaktadır.”

Sırt ve göğüs üstünde çıkan sivilcelere benzer tedaviler uygulandığını, ancak bu bölgede kıl kökü iltihabı dediğimiz sivilce benzeri döküntülerin de çıkabildiğini dile getiren Dr. Salman, sivilce ile karışabilen, genellikle ilaçlarla tetiklenen ve yüzden ziyade gövdede çıkan sivilce benzeri döküntülerin başka bir hastalık olduğu bilgisini verdi. “Doktorunuz dermatolojik muayene ile iki durumun ayrımını kolaylıkla yapabilmektedir” diyen Dr. Salman, bu bölgede çıkan sivilcelerde keseleme, yolma gibi mekanik travmadan kaçınılması gerektiğini, pamuk oranı yüksek terletmeyen hava aldıran rahat kıyafetlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

Sivilce tedavisinin yarıda bırakılmasının hastalığın tekrarlanmasına neden olacağını ifade eden Dr. Salman, açıklamalarına şu şekilde devam etti:

Sivilceler tedavi sonrası yeniden nüks edebilir. Bu durumun çoğunlukla sebebi tedavinin erken kesilmesidir. Bununla birlikte tedavi bitiminden sonra cilt bakımına dikkat edilmemesi, hormonal problemlerin varlığı başka sebeplerdir. Sivilceler antibiyotikle tedavi edilebiliyor. Sivilcelerin tedavileri hastaya göre planlanmaktadır. Bu nedenle bazı akne hastalarına antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır. Orta şiddette ve iltihaplı sivilcelerin baskın olduğu akne probleminde sürme tedavilerin yanında ağızdan antibiyotik tedavisi de verilmektedir. Antibiyotik direnci gelişmesini önlemek için ağızdan alınan antibiyotikler tedavide tek başına değil sürme tedaviler ile kombine edilerek uygulanır. Sağlıksız beslenme sivilce riskini artırır. Fast food tarzı beslenme, süt ve yüksek glisemik indeksli beslenme tarzı sivilce riskini tetiklemektedir. Az yağlı, sebze ağırlıklı Akdeniz tipi beslenme sivilce riskini azaltır.”

Dr. Selma Salman, açıklamaları esnasında sivilcenin alerjik bir hastalık olmadığını, bu nedenle hastalara herhangi bir alerji testi önerilmediğini açıkladı. Cilt bakımının sivilce riskini azalttığını kaydeden Dr. Salman, “Akneye yatkın kişiler sabah akşam jel formunda bir yıkama ürünü ile yüzü yıkanmalı, gözenekleri sıkılaştırmak ve kalan kiri temizlemek için toniklemeli ve son olarak akne karşıtı etken maddeler içeren su bazlı bir krem ile yüzü nemlendirilmelidir. Yüze sert kese yapılmamalıdır. Sert peeling yapan ürünler haftada 1-2 seferden fazla kullanılmamalıdır” şeklinde önerilerde bulundu.

Son olarak, tedavisi aksatılan sivilcelerin yüzde izlere neden olabileceğine dikkat çeken Dr. Selma Salman, “Sivilce izleri deri ile aynı seviyede ya da çukur izler şeklinde olabilir. Deri ile aynı seviyede olan izler için  derinin üst tabakasının soyulması şeklinde olan kimyasal peeling, enzim peeling, karbon peeling gibi dermokozmetik işlemler yeterli iken; çukur izlerde cilt atında kolajen üretimini tetikleyen Altın İğneli Radyofrekans, Dermapen, PRP uygulaması, Mezoterapi, Fraksiyonel lazer gibi tedaviler önerilmektedir” diyerek cümlelerini tamamladı.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Bornova’da temizlik seferberliği devam ediyor
Bornova’da temizlik seferberliği devam ediyor
Kişili: ‘’Yalanlama kendi belediye başkanından geliyor’’
Kişili: ‘’Yalanlama kendi belediye başkanından geliyor’’