Kubilay, bağnazlığa karşı verilen savaşın simgesidir

Kubilay, bağnazlığa karşı verilen savaşın simgesidir

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Devrim Şehidi Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ın katledilişinin 89’uncu yıldönümü anma törenine katıldı. Törende halk seslenen Yücel, Cumhuriyet tarihinde, Menemen'de yaşanan cumhuriyet karşıtı gerici ayaklanma benzerlerinin yaşanmış olmasına rağmen, bu tehlikeden ve gericilerle kurulacak ortaklıkların yarattığı felaketlerden hala ders çıkarmayanlar olduğuna dikkat çekti.

23 Aralık 2019 - 16:12

Menemen Belediyesi, Devrim Şehidi Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay'ın katledilişinin 89’uncu yıldönümü nedeniyle anma töreni düzenledi. Törene katılan Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Menemen Cumhuriyet Meydanı’nda halka seslendi. CHP İzmir İl Başkanı Yücel şu ifadeleri kullandı:

“Cumhuriyetin karanlığın üzerine güneş gibi doğuşundan, kimsesizlere yuva, korunak ve gelecek oluşundan, dinimizi sömürmeye çalışanlara duvar oluşundan, ister sarayda otursun isterse bir gecekondu da tüm insanlarımıza eşitlik ve adalet sunmasını kabul etmek istemeyenler, cumhuriyetle hesaplaşmak gibi nafile ve acınası bir çaba içine giren şer ve ihanet odakları her dönemde baş kaldırmaya çalışmıştır. Her dönemde Cumhuriyet'i, Atatürk ilke ve devrimlerini içine sindiremeyen oluşumlar ortaya çıkmış, Türkiye, benzer olayları Çorum'da, Kahramanmaraş'ta, Sivas'ta daha geniş katliamlar halinde defalarca yaşamış; Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı, Abdi İpekçi   gibi nice Atatürk devrimcisi şehit edilmiştir. Dini referans göstererek, halkımızı gericiliğe ve yobazlığa mahkum etmek isteyenler tarikatlar, cemaatler sahte hacı ve hocalarla birlikte cumhuriyeti yıkma girişiminde bulunanlar sadece bu ülkeye ihanet etmemiş, hem dinimize hem de dinimizi özgürce yaşayan dindar insanlarımıza karşı acımasızca bir saldırıda bulunmuşlardır.”

Yücel açıklamalarının devamında, cumhuriyet tarihinde, Menemen’de yaşanan cumhuriyet karşıtı gerici ayaklanma benzerlerinin yaşanmış olmasına rağmen, bu tehlikeden ve gericilerle kurulacak ortaklıkların yarattığı felaketlerden hala ders çıkaramayanların olduğuna dikkat çekerek, 1930'da Kubilay'ın kahramanlığının, devlet ve iktidardakilerin cumhuriyetten ve onun ilkelerinden uzaklaşmadığında, yobazların ve din sömürücülerin tehditlerine boyun eğmediğinde, irticai faaliyetlerin odağı olan kişiler ve tarikatlarla çıkar ilişkilerinin kurulmadığında kazananın hep cumhuriyet ve onun neferleri olduğunu, gösterdiğini ifade etti. Tarihte böylesi acı bir tecrübeyle, devlete ve cumhuriyete baş kaldıranların nelere sebep olabileceğinin yaşanmış olunsa da, 15 Temmuz 2016'da FETÖ terör örgütünün darbe girişiminin gösterdiğinin, bu şer odaklarıyla iktidar sahiplerinin ortaklıkları 89 yıl sonra bile Türkiye’de felaketlere yol açabilmekte, cumhuriyeti tehdit edebilmekte olduğunu belirten Yücel, şu şekilde devam etti:

“Unutulmamalıdır ki, 15 Temmuz'da bizleri daha büyük bir felaketten koruyan tek şey, Kubilay ve arkadaşlarının uğruna can verdiği Cumhuriyet ve onun kurumlarının, devletin kılcal damarlarına yerleşmiş olan vatanı ve Türk milletini koruma refleksidir. Büyük Atatürk’ün `Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.` sözleri düne, bugüne ve yarına tutulan en önemli ışıktır. Kubilay'ın kahramanlığına şahit olan bu topraklardan bir kez daha uyarıyoruz,   Günümüz iktidarı bu ilkelerden uzaklaşıldığında, 15 Temmuzların sonunun gelmeyeceğini artık anlamalı, "Ne istediler de Vermedik' sözleriyle ilan edilmiş olan çıkar ve ihanet odaklı ortaklıklardan uzak durmalıdır.”  

Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ile birlikte Bekçi Hasan ve Şevki'nin cumhuriyet ve devrim uğruna kendilerini şeriat isteyen, gerici canilerin arasına atarak, cumhuriyet tarihin en büyük cesaretlerinden birini göstermiş olduklarına dikkat çeken Yücel, “Kubilay, Türkiye Cumhuriyeti'nin gericiliğe ve bağnazlığa karşı verdiği savaşın simgesi olmuş, Türk ulusunun gönlünde “devrim şehidi” olarak ölümsüzleşmiştir. Devrim Şehidimiz Mustafa Fehmi KUBİLAY, kendisini 1930 yılında vatan, cumhuriyet ve devrim uğruna şeriat isteyen, gerici canilerin arasına atarak cumhuriyet tarihin en büyük cesaretlerinden birini göstermiş, Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki de vazifelerinin ötesinde bir anlayışla aynı mücadeleye ortak olmaktan bir an olsun tereddüt etmemişlerdir. Bu cansiperane kahramanlıklar Kubilay'ın ve cumhuriyetimizin ebedi Başkomutanı Mustafa Kemal ATATÜRK'ün şu sözleriyle çok daha anlamlı kılınmaktadır; 'Cumhuriyetimiz öyle zannolunduğu gibi zayıf değildir. Cumhuriyet bedava da kazanılmış değildir. Bunu elde etmek için kan döktük. Her tarafta kırmızı kanımızı akıttık. İcabında müesseselerimizi müdafaa için lâzım olanı yapmaya hazırız” diye konuştu.

Türkiye tarihinde kara bir leke olarak yerini alan Menemen olayının, ulusun Atatürk ilke ve devrimlerine daha çok sahip çıkmasını sağladığını ve cumhuriyeti güçlendirdiğini vurgulayan Yücel, Cumhuriyete, aydınlığa, Atatürk devrimlerine inanan kendilerinin Kubilay’ı hiçbir zaman unutmadıklarına ve unutmayacaklarına vurgu yaptı. Türkiye cumhuriyetinin,  89 yıl önce Menemen'de canlarını feda eden Kubilaylar sayesinde bugünlere geldiğini belirten Yücel, “Cumhuriyet uğruna canını seve seve veren ve Türk ulusunun gönlünde asla unutulmayacak saygın yerini alan, aydınlanma ve çağdaşlığın simgesi olan, başta Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay olmak üzere Bekçi Hasan ve Şevki'yi ve cumhuriyet uğruna, vatan uğruna can vermiş tüm şehitlerimizi minnet, özlem ve rahmetle anıyor, açtıkları yoldan ilerlerken cumhuriyete yönelen tüm tehditlere karşı, canımızı ortaya koyacağımıza söz veriyorum” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Menemen’in sorunları çözüm bekliyor!
Menemen’in sorunları çözüm bekliyor!
 “Zorluklara Rağmen Özveri İle Çalışıyoruz”
“Zorluklara Rağmen Özveri İle Çalışıyoruz”