Tedavi edilmeyen göz tansiyonu kalıcı körlüğü doğuruyor

Tedavi edilmeyen göz tansiyonu kalıcı körlüğü doğuruyor

Günümüzde birçok insan tansiyon hastası ve insanların bu konudaki hassasiyeti her geçen gün biraz daha artıyor. Peki, tansiyon kadar göz tansiyonumuza da dikkat ediyor muyuz? Yüksek göz tansiyonunun kalıcı körlüğe sebep olabileceğini biliyor muydunuz? Avrasya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Kemal Yıldırım göz tansiyonu hakkında konuştu.

20 Eylül 2022 - 11:22

Göz tansiyonunu, temel olarak göz içi basıncının yükselip görme sinirini tahrip etmesi durumu şeklinde tanımlayan Kemal Yıldırım, normal bir gözde göz sıvısının sürekli üretildiğini ve sonrasında dengeli bir şekilde boşaltıldığını, bu sayede göz içi basıncının olması gereken seviyede kaldığını belirtti. Göz içi basıncının artması durumunda göz sinirleri ve damarlarının üzerinde baskının da artacağını söyleyen Kemal Yıldırım, “Göz siniri zamanla zayıflar ve körlüğe yol açar” dedi. Yıldırım, ileri yaşlarda daha fazla risk olmasına rağmen 40 yaş üstü dikkat edilmesi gerektiğine de vurgu yaptı. Göz tansiyonunun normal seviyesini 10-20 mmHg arasında olduğunu söyleyen Yıldırım, “Göz tansiyonu sınırı 20'yi geçerse hastalığa dair belirtiler ortaya çıkmaya başlayabilir. En ideal göz tansiyonu değeri ise 17 mHGg olmalıdır” diye konuştu.   

Görme duyusunun azalması, gözde kızarıklık, şiddetli göz ağrısı, bulanık görme, mide bulantısı ve kusmanın, göz tansiyonunun başlıca belirtileri olduğu bilgisini veren Yıldırım, bu belirtilerden en az birinin olması durumunda acilen uzmana başvurulması gerektiğine önemle dile getirdi.

Yıldırım, özellikle ileri yaşa bağlı olarak ortaya çıkan göz tansiyonunun erken yaşlarda da meydana gelebileceğini bildirerek, genetik faktörlerin, ince korneanın, şeker hastalığının, yaşlılığın, kansızlığın ve bireydeki miyop ve hipermetrobun buna sebep olabileceğini belirtti.

Erken tanıda ilaçla müdahale

Göz tansiyonuna erken tanı koyulduğunda ilaçla tedavisinin mümkün olduğunu aktaran Kemal Yıldırım açıklamasına şu şekilde devam etti:

“Göz içi sinirlerinin fazla zarar görmediği durumlarda sinirleri korumak için damla tedavisi uygulanmaktadır. Damlalar hem göz tansiyonunu düşürür hem de göz içinde üretilen sıvının dengelenmesini sağlar.  Damla tedavisinin yetmediği durumlarda lazer tedavisine başvurulmaktadır. Lazer tedavisi ile göz tansiyonu dengelenir ve göz içindeki fazla sıvı boşaltılır. Her iki tedavinin de çözüm olamadığı durumlar da ise cerrahi yöntemlere başvurulmaktadır. Gözde biriken sıvının gözden çıkması için yeni bir kanal açılmaktadır. Göz sinirleri fazlaca tahrip olmuş kişilerde bu yöntem uygulanmaktadır.”

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Soyer: “Çiğli Tramvayı Mart’ta işletmeye açılacak”
Soyer: “Çiğli Tramvayı Mart’ta işletmeye açılacak”
6. İzmir Uluslararası Edebiyat Festivali başladı
6. İzmir Uluslararası Edebiyat Festivali başladı