Turizm, Dış Ticaret Açığını Azaltıyor

Turizm, Dış Ticaret Açığını Azaltıyor

TTYD ve TÜSİAD tarafından düzenlenen Turizmde Dönüşüm Senaryoları raporu düzenlenen bir toplantı ile tanıtıldı. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, turizm sektörünün ekonomiye doğrudan önemli bir katkı sağladığını vurgulayarak, katılımcılara rapor ile ilgili önemli bilgiler verdi.

06 Ocak 2020 - 14:56

Ülkemizin kalkınma dinamikleri içinde ve üzerinde yoğunlaştığımız alanlar arasında turizm sektörünü çok farklı bir yerde konumlandırdıklarını vurgulayan Kaslowski,  “Sektörün ekonomiye doğrudan sağladığı önemli bir katkı var; dış ticaret açığının azaltılmasında kritik bir rol oynuyor. Bunların yanı sıra değer zincirinde etkileşimde olduğu 50’nin üzerinde sektörde yarattığı dolaylı katkı ile istihdam ve sosyal politikalar içinde de önemli bir yer tutuyor. Daha da kıymetlisi ülkemizin tüm dünyadaki algısının şekillenmesinde çok kritik bir misyon üstleniyor. Doğal ve kültürel zenginliklerimiz; ticaret, lojistik ve mobilitenin merkezindeki coğrafi konumumuz çok önemli fırsatlar yaratıyor.”dedi.

Turizmin küresel ekonominin katalizörü olması nedeni ile çok değerli olduğunu kaydeden Kaslowski şunları söyledi:

“Turizm, dünya barışının, kültürel yakınlaşmanın, küresel ekonominin katalizörü olması itibarıyla da çok stratejik bir rol oynuyor. Bu nedenlerle turizm sektörü ile diğer hizmet ve üretim sektörlerimizin sinerjisini küresel dinamikler içinde daha güçlü bir Türkiye için çok değerli görüyoruz. 2012 yılında Dünya Turizm ve Seyahat Konseyi’nin on yıl sonrası için öngörüsü sektörün küresel ekonominin %10’una erişmesiydi. Sektörün bu eşiği geçmesi sadece 4 yıl aldı. 1950 yılında 25 milyon olan turist sayısı 2018 yılında 1,4 milyarın üzerine ulaştı.

Bizim de hedefimiz bu ekonomik kalkınma, sosyal ve kültürel yakınlaşma fırsatlarından azami katkıyı ülkemize taşımak olmalıdır. Bu süreçte turist sayısındaki artış kuşkusuz önemlidir ancak sürdürülebilir büyüme açısından daha da kritik olanı turist başına gelirin de artırılmasıdır. Farklı turizm türlerinin potansiyellerini bütüncül ve bölgesel olarak güçlendirecek programlara yoğunlaşmamız önemli faydalar sağlayacaktır. Bu çerçevede tanıtım araçlarının güçlendirilmesi; yatırımların yenilenmesi; turizm trendleri dikkate alınarak yeni yatırımlara devam edilmesi; altyapının güçlendirilmesi gereklidir. Bugün sizlerle paylaşılacak çalışmada yer alan önerilerin turizm odaklı stratejilerde yer bulmasını dilerim.”

Turizm sektörünün istihdama olan katkısının gözardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Kaslowski, “Sektör doğrudan ya da dolaylı olarak dünyadaki istihdamın yaklaşık %10’unu oluşturuyor. Bu da demek oluyor ki her 30 turist 1 kişi istihdam ediyor. Ülkemizde de turizmin istihdamda %8’ler mertebesindeki hacmi ile önemli bir politika alanı. Diğer sektörlere kıyasla özellikle kadın ve genç çalışan oranının yüksek olması sosyal politikalar perspektifinden oldukça memnuniyet verici”dedi.

Sektör açısından da kritik gördüğü sürdürülebilirlik konusunda da görüşlerini açıklayan Kaslowski şöyle konuştu:

“Çevresel ayak izinin azaltılması bağlamında sektörün hem önemli bir rol oynayabileceğine hem de bu hedefe sıkı sıkıya sarılması gerektiğine inanıyorum. Hangi turizm türü olursa olsun sektörün en önemli hazinesi, sahip olunan fiziki altyapıdan ziyade ülkenin doğal kaynakları ve sağlıklı ekosistemidir. Tam da bu nedenlerle turizm sektöründe sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve sıfır atık konuları gittikçe önem kazanıyor. Havayollarından otellere, cruise’lardan golf alanlarına kadar birçok kapsamda kaynak verimliliği ve emisyon azaltımı çabaları önem kazanıyor. Sürdürülebilirlik konusunda bu farkındalığın her daim sektörün aklında ve kalbinde olması geleceğimiz için çok kıymetli.”

 

Bu haber 172 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Hukuk ile Müziği Birleştiren Avukat
Hukuk ile Müziği Birleştiren Avukat
Otuzlu Yaşlarda Ortaya Çıkabiliyor
Otuzlu Yaşlarda Ortaya Çıkabiliyor