Türkiye’de yılda 5 bin kişi kök hücre bağışı bekliyor

Türkiye'de yılda 5 bin kişi kök hücre bağışı bekliyor

Türkiye'de yılda yaklaşık 5 bin kişinin kök hücre bağışı beklediği COVID–19 döneminde kök hücre bağışından vazgeçilmemesi gerektiği bildirildi.

01 Şubat 2021 - 15:42

Pfizer Onkoloji ve Twentify araştırma şirketi, kök hücre bağışındaki yanlış bilgilerin ortadan kaldırılması ve kök hücre bağışı farkındalığına dikkat çekmek için ''Türkiye Kök Hücre Bağışı Farkındalık Araştırması'' gerçekleştirdi. Anadolu Sağlık Merkezi Hematolojik Onkoloji ve Kemik İliği Nakli Merkezi Direktörü, Avrupa ve Amerika Kemik İliği Nakli Dernekleri Üyesi Prof. Dr. Zafer Gülbaş, araştırma sonuçlarını paylaştı.


Toplumun büyük bir kesiminin kök hücre bağışının hayati öneminin farkında olmadığını, başta lösemi hastaları olmak üzere kök hücre bağışı bekleyen binlerce insan olmasına karşın toplumda konu ile ilgili bağış sonrası kalıcı yan etki ve ağrılı bir süreç olması, hastaneye yatma gerekliliği gibi birçok yanlış bilgi dolaştığını belirten Prof. Dr. Zafer Gülbaş, şunları söyledi:


''Kök hücreler kendilerini sürekli yenileyebilme ve farklı, tamamen olgun hücrelere dönüşebilme yeteneğine sahip hücreler. İhtiyaç olan durumlarda kendilerinden sonraki hücrelere dönüşerek, hücrelerin gelişimini, olgunlaşmasını ve çoğalmasını sağlıyorlar. Sağlıklı kök hücreler yaşam için gerekli. Hematolojik kanserlerin ve kemik iliği yetmezliğinin tedavisi için kök hücre nakli en iyi tedavi seçeneklerinden biri olarak ortaya çıkıyor. Kimi zaman kemik iliği nakli olarak isimlendirilen hematopoetik kök hücre nakli,   hastaya sağlıklı hematopoetik kök hücrelerin verilmesini sağlayan bir prosedür şeklinde uygulanıyor.''
Araştırmanın Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesindeki şehirlerden toplam 900 kişi ile gerçekleştirildiğini, araştırmaya katılanların yüzde 57'sinin erkek, yüzde 43'ünün kadınlardan oluştuğunu, araştırma grubunun yüzde 43'ü lise mezunu, yüzde 30'unun daüniversite mezunu olduğunu belirten Prof. Dr. Gülbaş, şöyle devam etti:


''Katılımcıların yüzde 25'i löseminin tüm yaş gruplarında ortaya çıkabileceği düşüncesinde. Kadınlarda ve sosyoekonomik olarak daha yüksek gruptaki kişilerde bu oran daha yüksek. Yüzde 72'si ise löseminin çocuklarda görülen bir hastalık olduğu algısına sahip. Katılımcıların yüzde 61'i herhangi bir lösemi türünü bilmediğini ifade ediyor. Yalnızca yüzde 25'i löseminin her yaşta görülebileceğini biliyor. Yüzde 65'i löseminin kısmen ya da tamamen tedavi edilebilir bir hastalık olduğu düşüncesinde. Katılımcıların yüzde 17'si löseminin herhangi bir tedavisi olup olmadığını bilmiyor. Yüzde 73'ü kök hücre bağışını daha önce duyduklarını belirtiyor. Katılımcıların yüzde 41'inin kök hücre bağışı ile ilgili hiçbir bilgisi yok. Yüzde 72'si ise hangi kanser türlerinin tedavisinde kök hücre bağışı yapılabileceği hakkında bilgi sahibi değil veya yanlış bilgiye sahipler. Katılımcılar, donör olmanın en büyük iki çekincesi olarak yüzde 34 ile kalıcı yan etkiler olacağı ve yüzde 32 ile işlem sırasında canın çok yanacağını gösterdi.''


Her organın bir kök hücresi olduğunu belirten Prof. Dr. Zafer Gülbaş, şöyle devam etti:
''Bugün kök hücrenin en çok konuşulduğu kısım ise hematopoetik (kan yapıcı) kök hücre dediğimiz kemik iliğindeki kök hücredir. Kök hücreyi bağışlamanın önemi şudur: Kişinin lösemi, lenfoma, aplastik anemi, myeloma gibi bir hastalığı olduğu zaman öncelikle bu hastalıklarda ama daha az olarak da başka hastalıklarda kök hücre nakli yapılarak hastaların hastalığı ortadan kaldırılıyor ve yaşamı kurtuluyor. Dolayısıyla kök hücre bağışlarsanız birçok hastalıklı kişinin tekrar yaşama tutunmasını ve iyileşmesini sağlarsınız. Bu yüzden kök hücre bağışı çok önemlidir ve bu hastalıklarda kök hücre nakli dışında başka bir tedavi yöntemi başarısı genellikle de azdır.''


Türkiye'de TÜRKÖK ismiyle Sağlık Bakanlığı tarafından kurulan Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi'nin son beş yılda önemli bir başarıya imza attığını dile getiren Prof. Dr. Zafer Gülbaş, sözlerini şöyle tamamladı:


''Türkiye'de 700 binin üzerinde bağışçı bulunuyor. Bu sayıyı daha da yükselttiğimiz zaman, daha çok insanın yaşamını kurtaracağız. TÜRKÖK'teki sistemin işleyişi ve bağış oranları gerçekten gurur verici. Sağlık Bakanlığımızın şu andaki bu konuyu işleyişi ise dünyaya örnek bir işleyiş diyebiliriz. Dünyada ise 25 milyon kök hücre bağışçısı var yani diğer ülkelerde yeterince farkındalık var. Dünyada en büyük kök hücre bağış programı Almanya'da ve 5 milyona yakın bağışçıları var. Bizim Almanya kadar nüfusumuz var ancak bağışçı sayımız 700.000 civarında. Dolayısıyla hedefimiz bu sayıyı 5 milyonlara doğru çıkarmak olmalı, bağışçı sayımızın artması gerekiyor dolayısıyla farkındalığı artırıcı programlar, projeler kök hücre bağışı farkındalığa önemli katkı sağlayacaktır. Ülkemizde yılda 5000'e yakın kişi kök hücre bağışı bekliyor. Kök hücre bağışı lösemi, lenfoma ve aplastik anemide özellikle gereklidir. Kök hücre bağışında bulunduğunuz zaman tekrar bu hücreleri yerine koyamayabilirsiniz, sizi de kanserli hale getirebilir ve kanınızdaki hücreler eksilebilir gibi yanlış bilgiler var. Bunlar toplum arasında çok konuşuluyor ancak hiçbiri doğru değil. Yaşam kurtarmak istiyorsanız kök hücre bağışında bulunun. Bağış bekleyenlerin umutlarını COVID-19 nedeniyle söndürmeyin.''

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Köy Suyunda Öldürücü Düzeyde Arsenik Çıktı
Köy Suyunda Öldürücü Düzeyde Arsenik Çıktı
2020 Yılı Efes Selçuk’ta “Dayanışma Yılı”
2020 Yılı Efes Selçuk’ta “Dayanışma Yılı”